Geçen akşam, yemeğe gelen misafirlerime, mücver yapmak için aldığım kabakları kızartmaktan vazgeçince, fırında yapmaya karar verdim.İçine pazar kahvaltısından kalan, aceleyle az pişirdiğim patatesleri de ekleyine ortaya mücvere hiç benzemeyen tuzlu bir kek çıktı.Her zaman ki gibi benim eklemelerimle yiyenlerin de hoşuna giden tuzlu kekimizin tarifi:

Malzemeler: 4-5 adet kabak - 2 tane haşlanmış patates - 1 soğan - 3 yumurta - 1 demet dereotu - karabiber - tuz -1 çay bardağı süt - 1 çay bardağı zeytinyağı - 1 pkt. kabartma tozu - alabildiği kadar un

Yapılışı: Süzgeç gibi delikli bir kabın içine kabakları rendeleyip suyunu salmasını bekliyoruz. Başka bir kapta 3 yumurta, incecik doğradığımız soğan ( varsa taze soğan da kullanabilirsiniz), dereotu, küp küp doğradığımız patates, karabiber, tuz, süt, yağ, suyu süzülen kabakları karıştırıp alabildiğince un ve kabartma tozunu da ekleyip karıştırdıktan sonra yağladığımız fırın tepsisine döküp pişiriyoruz.

Not: *Hamurun kıvamı kek hamuru gibi olacak
*Fırın kabı olarak da bu ölçüyü borcamın büyük boy dikdörtgen tepsisine döktüm
 *İsterseniz içine peynir de koyabilirsiniz
*Kabakların suyu süzülse bile karışıma eklerken elinizle biraz daha suyunu sıkarsanız çok un almaz. 








http://birdilimcikmutluluk.blogspot.com/2012/03/witaminli-top-kek.html  Bu yazımda bahsettiğim kek kalıbının aksiliği yüzünden tadı çok güzel, ama parçalanmış olan keki değerlendirmek için truff yaptım.Kekin içinde portakal suyu,tarçın ve tahin olduğu için, birde krema ve çikolatayla buluşunca ortaya çok lezzetli bir şey çıktı.Tarife gelince her zaman olduğu gibi internetteki diğer yemek bloglarına hızlıca baktıktan sonra işin özünü kavrayınca kendi kafama göre tarife bir şeyler katıyorum.İlk olarak marketten aldığım küçük bir paket kremayı teflon tencereye koyup, ocağın altını açtım.İçine dolaba girip çıkmaktan dolayı rengi değişen beyaz gibi olan çikolatalar vardır ya misafirlik onlardan 10 tane kadarını elimle kırıp kaynamaya başlayan kremanın içine atım.Biraz da toz kakao ekleyip karıştırdım,kıvamı koyu gelince biraz daha süt ekledim.Çukur bir kapta keki elimle parçalayıp üzerine 1 portakalın kabuğunu rendeleyip, biraz da tarçın serptim.Pişen çikolatalı kremayı bu kekin üzerine döküp elimle yoğurup dolaba koydum.İyice soğuduktan sonra elimle ufak ufak toplar yapıp, dışını hindistan ceviziyle kapladım.
Bayatlayan kekleri değerlendirmek için de çok güzel bir tarif.Truffları yaptıktan sonra buzdolabında saklamanızı tavsiye ederim, içinde krema olduğu için hemen erimeye başlıyor..Eğer evde değerlendireceğiniz kek yok ise marketlerde uygun fiyatlara satılan kalıp keklerle de aynı şeyi yapabilirsiniz.Damak tadınıza göre içine istediğiniz ilaveleri yapabilirsiniz.(ceviz-fındık-kuru meyve-hurma vb.)
Afiyet Olsun..


(Her ne kadar hoşlanmasam da bundan sonra koyduğum fotoğraflara sitemin adını yazacağım.Başka sitelerde bana ait olan ama kendilerinin gibi resimleri paylaşanları görünce üzülüyorum.Belki böyle önlemeye çalışırım)

Bir aralar canım yemek yemek istemediğinde acıkınca hemen çılbır yapardım.Uzunca bir süredir yapmıyordum. Hiç yememiş olanlara tavsiye ederim. Hem sağlıklı hem de çok kolay. Kahvaltılarda da yapabilirsiniz. İhtiyacımız olan malzemeler; yumurta - su - tuz - yoğurt - zeytinyağı - nane...Kapaklı bir tavanın içerisine yarısına kadar su ve tuz koyup kaynatıyoruz.Su kaynadıktan sonra içine yumurtaları kırıp pişmesini bekliyoruz.Pişince bir tabağa alıp üzerine isterseniz sade yoğurt isterseniz de sarımsaklı yoğurt döküp, zeytinyağı gezdirdikten ve nane ile süsledikten sonra servis yapıyoruz...Yumurta sayısını kişi başına bir adet şeklinde düşünebilirsiniz.Arzu ederseniz üzerini tereyağı ve pul biberi kızdırıp o şekilde de süsleyebilirsiniz...Afiyet Olsun...



Dün havuçlu kek yapmak için mutfağa girdim.Niyetim hamurun yarısını kek kalıbına yarısını da kağıt kalıplara dökmekti.İlk önce havucu robottan çekip masanın üzerine koydum, ben tezgahta kek malzemelerini karıştırdım, bir kısmını kek kalıbına bir kısmınıda kağıtların içine döküp önce kalıbtakini fırına verdim, yalnız arkama dönüp baktığımda havuç masanın üstünde beni unuttun der gibi bakıyordu:))) Robottan çektiğim havucu masanın üzerinde unutmuştum. Kek kalıbındaki için herşey çok geçti ama kağıttaki hamurun içine tatlı kaşığı ile havuçtan alıp koyup karıştırdım.Kışın sık yaptığım malzemeleri okuyunca anlayacağınız witaminli top kekimizin tarifi şöyle;

Malzemler: 4 yumurta (oda sıcaklığında olacak) - 1,5 su bardağı şeker - 3 su bardağı un - yarım su bardağı sıvı yağ - 1 su bardağı portakal suyu (posasını da koydum) - yarım çay bardağı tahin - 1 tatlı kaşığı tarçın - 1 su bardağı havuç - 2 paket kabartma tozu


Yapılışı: İlk önce çukur bir kasede şeker ve yumurtayı kar gibi olana kadar çırpıyoruz, ardından havuç, tahin, tarçın, yağ, portakal suyunu katıp karıştırıyoruz.İyice karıştıktan sonra unu ve kabartma tozunu eleyerek koyup karıştırmaya devam ediyoruz.Yağlayıp unladığımız kek kalıbına karışımı boşaltıp 180 derecelik önceden ısıttığımız fırına veriyoruz.İlk 25 dk. fırının kapağını hiç açmıyoruz.25. dakikadan sonra bir bıçak yardımıyla pişip pişmediğine bakıyoruz.Piştikten sonra soğuyunca servis yapıyoruz. Afiyet Olsun...

*Kalıptaki keke ne oldu derseniz; yeni denediğim kek kalıbın azizliğine uğrayıp çıkarken parçalandı. Şimdi dolapta değerlendirilmek üzere bekliyor :)






    Evlendiğimden beri İzmir'e her gittiğimde yada annemler geldiğinde buzluğa stok yaptığım şeylerden biri de Hisar camii önünde taze taze satılan bu peynir tatlıları....İzmir'de Hisar camii önünden başka satılan bir yere rastlamadım...Marketlerde kuru halde satılan kemalpaşa tatlısına görüntü olarak benzese de bu tatlı aldığınızda yumuşacık oluyor eğer hemen pişirmeycekseniz buzlukta saklamanız lazım aksi halde küfleniyor. Diğer bir farkı da bu tatlı aynı ekmek kadayıfı gibi oluyor birde üzerine kremşanti yada kaymak koyarsanız tad olarak Afyon'un meşhur ekmek kadayıfına çok benziyor. Bu gittiğim de İzmir'deyken sağolsun babam 2-3 paket almış benim için.Bende hemen gelince buzluğa attım.Lazım olduğunda üzerindeki pişirme tarifine göre pişirip üzerine krem şantiyle süslüyorum...Sizin de yolunuz İzmir'e düşerse mutlaka alıp denemenizi tavsiye ederim...Bir ayrıntı var ki tatlının kendi poşetinin üzerinde delikler var o yüzden buzluğa atarken tekrar bir poşete koyarsanız buzluk kokusu olmaz...İzmir'e gittiğinizde Hisar camiini arkanıza aldığınız da hemen sağ tarafta satılıyor...


NAHL SURESİ 10. VE 11. AYETLER

10. Gökten sizin için su indiren O'dur.İçilecekler bundandır.İçinde (hayvanları) otlattığınız bitkiler de bundandır.

11. Size (Allah) onunla; ekin, zeytin, hurma, üzümler ve her meyveden bitiriyor. Şüphesiz bunda düşünen kimseler için elbette (bir ibret ve Allah'ın kudretine) deliller vardır.

Kaynak:Feyzü'l-Furkan Kur'an-ı Kerim Meali




ZEYTİN

Her kültürde özel bir yeri olan, Türk ailelerinin sofralarından eksik etmedikleri zeytin, hem lezzetli hem de faydalı. Kahvaltıların baş aktörlerinden zeytinin özellikle yağı mucize kaynağı olarak görülür. Vücudun ihtiyaç duyduğu omega 6 yağ asidine sahiptir. Hücre yenileyici özelliğiyle cildi besleyip, güçlendirir... Zeytin ve zeytinyağı aslamutfaktan eksik edilmemeli, bolca tüketilmelidir...

FAYDALARI SAYMAKLA BİTMİYOR

Zeytinde kansere karşı etkili olan birçokmaddenin yanı sıra A, D, E ve K vitaminleri demevcuttur. Bu vitamin ve maddeler kanser tümörlerinin oluşumunu engellerken, radyoaktiviteye karşı vücudu koruduğu tespit edilmiştir.

Dünya üzerinde yaşı 2 binin üzerinde olan birçok zeytin ağacı bulunmuştur. Bu ağaçlar bilimsel çalışmalarda uzun ömürlülüğe işaret olarak kabul edilmiştir.
Mısırlılar zeytin, zeytinyağı ve zeytin yaprağını gerek tüketim gerekse medikal anlamda etkin bir şekilde kullanmışlardır.
Zeytin yaprağındaki leuropeittmaddesinin, ağaçları hastalık ve zararlılardan koruyan etkin bir madde olduğu araştırmalar sonucunda kanıtlanmıştır. Tıpta oleuropeittmaddesi üzerinde yapılan çalışmalar arttırılmıştır.
Zeytinin faydalarından biri de zeytin yaprağında bulunan kalsiyumelenolate, zararlı olan virüs, bakteri ve mantarları yok etme özelliğine sahiptir.
Yapılan bilimsel çalışmalarla zeytinyağının, içerdiği E vitamininin insan hücrelerinin yenilenmesine katkıda bulunarak yaşlanmayı geciktirdiği, beyin fonksiyonları üzerindeki yıpratıcı etkisini azalttığı, cildi güzelleştirdiği ve haricen kullanıldığında saçlara parlak bir görünümkazandırdığı, kanıtlanmıştır.
Dünyada en az kalp krizi ve kalp hastalıklarına Girit Adası’nda rastlandığı Dünya Sağlık Teşkilatı (WHO) tarafından açıklanmıştır. Yine Girit Adası’nda yaşayan insanlarda kalp krizi riskinin en alt düzeyde bulunduğu da belirtilmiştir. (Girit Adası eski çağlardan günümüze zeytinyağımerkezidir)
Zeytinin mide asitliğini azalttığından gastrit ve gastroduodenal ülserlere karşı koruyucu özellikleri bulunduğu belirlenmiştir.
Zeytinin içeriğindeki E, A, D ve K vitaminlerinin çocuklarda kemik ve diş gelişimine yardımcı olduğu, kalsiyum kaybını engelleyerek kemiklerin güçlenmesine katkı sağladığı, yaşlılarda ise kemik erimesini (osteoporoz) azalttığı yapılan çalışmalardan anlaşılmıştır.
Zeytin karaciğerin dostudur. Ayrıca sindirim bozuklukları, safra kesesi hastalıkları ve safra kesesi taşında, bağırsak kanserinde ve sarılıkta faydalı olduğu yapılan bilimsel çalışmalarla kanıtlanmıştır.

ZEYTİN NEYE YARAR?

Kan şekerinin düzenlenmesinde, Kolesterolün düzenlenmesinde, Sinüzit tedavisinde etkilidir. Kan dolaşımının sağlanmasında faydalıdır. Kalp krizinin önlenmesinde etkindir. İshale karşı etkilidir. Yaşlanmaya karşı etkindir. Sıtma tedavisinde kullanılmaktadır. Hepatit B’ye karşı etkilidir. Hemoroit tedavisinde, Soğuk algınlığında ve zatürree tedavisinde, Üst solunum yolları enfeksiyonlarının tedavisinde etkilidir.
 
Faydalarını saymakla bitiremiyeceğimiz zeytin ile ilgili kısa bir yazı
Kaynak: Diyetisyen Taylan Kümeli






Annemin yeni aldığı,denemek için beni beklediği silikon kek kalıplarıyla yaptığımız kekler...Kalp kalıbı irmik helvasında da kullanmıştık. Sıcak iken helvayı içine doldurup soğuduktan sonra ters çevirip çıkardık. Helva için sonuç güzel di ama  kek  tam istediğimiz olmadı. Çünkü; kabarınca kalp şekli biraz bozuldu. Diğer kalıpta yine silikon. Büyük kek kalıbının minyatür halini yapmışlar, yakından çekince büyük gibi gözüküyor ama oda çok minik. İlk yaptığımız kekin üzerine hazır beyaz çikolata sos yapıp döktük. Bu kalıplar sunum için çok güzel kesme,parçalanma derdi yok inş.ben de klasik olan muffin kalıplarından almak istiyorum...Aslında helva vs.donacak şeyler için birde kalp şekli hiç fena olmaz :)



   Egeli biri olarak sitede ot olmazsa ayıp olur değil mi?
İzmir'den döndüm ama elimde yayınlanmayı bekleyen bir sürü fotoğraf ve tarif var...İzmir'e gittiğimde babam pazara giderken ne istediğimi sorduğunda ot diyorum :) İzmir çeşitli ve lezzetli otlar bakımından oldukça zengin.Malesef daha İstanbul'da çeşitli ot satılan bir pazar göremedim. Ot deyince genelde roka, maydonoz, dereotu vs. anlıyorlar. Egeliler bilir, bunlar bizim için normal otlardır. Aradığımız ebegümeci, sarmaşlık, şevketi bostan, arapsaçı, uşkun, radika, hardal, ısırgan, eşekturpu...vs. vs. Asıl otlar konusunda anneannem uzmandır.Ne zaman bir pikniğe yeşillik olan bir yere gitsek hemen otları toplar akşama güzelce yıkayıp kavurur...Bu fotoğraflar da babamın pazardan aldığı annemin güzelce pişirdiği bizim de afiyetle yediğimiz karışık ot kavurması ve filiz haşlaması...



Küçükken köye gittiğimizde anneannem kahvaltı için bize bu çökelekten yapardı...Bu sefer annemlerde yaptı...Çökeleği tek başına yemesi pek güzel olmuyor ama bu şekilde içine dereotu,maydanoz,domates,biber,roka,taze soğan ekleyip üzerine birazda zeytinyağı gezdirince kahvaltı için değişik ve lezzetli oluyor,tavsiye ederim...




İzmir'deki tarifler birikmeye devam ediyor.Bu da annemin akşam yemeğinde yaptığı salatalardan birisiydi.Ben aynı salatayı havucu rendeleyip yapıyordum.Annem ise havuçları halka halka doğradıktan sonra 1-2 diş sarımsak ezip içine ekledikten sonra zeytin yağı ile pişirp üzerine sarımsaklı yoğurt döktü...



Malzemeler: 1,5 su bardağı irmik - yarım su bardağı sıvı yağ - 1 yemek kaşığı tereyağı -  3,5 su bardağı su - 2 su bardağı şeker - 1 portakal kabuğu rendesi - 1 paket vanilya

Yapılışı: Tencerede irmiği sıvı yağ ve tereyağı ile pembeleşene kadar kavuruyoruz. Ayrı bir kasede şeker ve suyu karıştırıp şekeri iyice eridikten sonra tancerede kavrulan irmiğin üzerine döküyoruz.Rendelediğimiz 1 portakalı ve vanilyayı ilave edip şerbetini çekene kadar pişiriyoruz.Suyunu çektikten sonra tencerenin ağzına temiz bir bez örtüp demlenemesini bekliyoruz....Afiyet Olsun...



Bir önceki yazımda bahsetmiştim bu hafta İzmir'e ailemin yanına ziyarete geldim...Cuma günü bazı işlerimiz için annemle dışarı çıktık. Evde şu an rahatsız olan dedem ve anneannem kaldı.Hemen 1-2 saat içerisinde işlerimizi halledip döndük ama bu zaman diliminde Oktay Usta takipçisi anneannem mutfağı boş bulunca dedemin de uyuduğu bir sırada girmiş mutfağa birbirinden güzel şeyler yapmış....O lezzetlerden bir tanesi de nar ekşili patates salatası...Süslemesi herşeyi anneanneme ait...Tabii bende böyle bir güzelliği kaçırmayıp hemen fotoğrafını çektim.